SM

hakkımda    lütfen sor.   

Çeşitli konularda çeşnili bir blog

Twitter | Flickr | Last.fm

Ocak 12, 2014 at 10:58pm
4 yorum
katildomates kullanıcısından yeniden blogladı

@katildomates her şeyi çok güzel anlatmış zaten, sevgileeeer :)  →

katildomates:

Kırılmak sorunsalı diye bir şey var.

Çok net hatırlıyorum.

Dedim ki kendi kendime “Ben insanlara iyilik yapmaktan başka hiçbir şey yapmadım, bir de sevdiğim insanları daha çok sevmekten.”

İnsanlara seni seviyorum demeyi severim. Onlara değer verdiğimi göstermeyi de.

Ama işte, çok güzel bir söz…

Ocak 9, 2014 at 2:20am
0 yorum

Ne Yaptın Durumu

Ne mi yaptım? Yaptığım kötü şeyleri liste halinde döküyorum:

  • 1

Şimdi diğerlerine gelelim. Gece 5’e kadar uykumla dünya savaşına girmek, yağmur altında kasıtlı ıslanmak, belki de kötü bir günde yanına olmaya çalışmak, sarılmak, gezmek, dolaşmak, akla gelmeyecek şeyler yapmak, ilkler yaşatmak, ilkleri yaşamak, istemek ve daha fazla istemek, dik dik bakmak fakat sessizce ve neden olduğunu belli etmeden, onu istemediği için onu deliler gibi görmek istemek, deliler gibi konuşmak istemek daha doğrusu sadece sesini duymak. Olmasın, duymayayım, görmeyeyim dediğiniz o birkaç kelimenin yazılmaması için olağanüstü gayretler. Hep iyi ve güzeli isterken, hep enler onun olsun isterken, gülsün ve daha da gülsün hep şen kalsın isterken, söyleyemediklerim beni daha da derine sürüklerken “artık” kelimesini duydum. Geçmiş güzeldi ve ben geçmişte kaldım. Sanki ben geçmişteki değilim ve evet yanlış duymadınız Göktürk 2 falanım. Artık 5’e kadar uykum ile dünya savaşına girmeyen, kötü günde sallamayacak olan, yağmurda kaçacak olan, iğrenecek, asla yüzüne bakmayacak, sonları yaşatacak, istemeyen ve daha fazlasını reddeden, iğrenir gibi bakmak fakat seslice ve bütün kötü sözleri söyleyecek olan, onu istemediği için doğal olarak kaçan, deliler gibi konuşmamak istemeyip zaten sesinin berbat olduğunu söyleyecek olan ben mi oldum artık.

Artık olmaz, yapmaz, etmez, büyümez, oluşmaz, yaşanmaz. Hayatımda uzun süredir ilk defa doğru yaptığım her şeyi bire beş kala tam da tamamlıyor, her şey güzel sanıyorken, hayatın anlamlı gelmeye başladığı günlerin varlığını tekrar keşfedebilmiş, istediğim her şeyi ama her şeyi onda bulmuşken, kimseye yazamadıklarımı yazmışken tek engel ben miydim? Belki son sefer yanına giderken bir hediye götürsem her şey daha iyi mi olacaktı, Sınırlardan kaçınmam fakat sınırlar beni uzak tutuyor. Kırmak, yok etmek lazım bazı şeyleri. Kendimde suç aramıyorum sadece olması gerekenin olmaması üzüyor beni, derinden ve ağrılı bir şekilde.

Sanki son üç ay yaşanmamış gibi, sadece bir boşluk ve ben bu boşluktan kendimde çokça feda ederek çizmek istiyorum üzerine bir çok güzel şeyin fakat imkansız. Ben onlara geçmiş diyemiyorum, daha dün gibi muhteşem ve güzeller. İnanamadığım şekilde gerçekleşen olaylar ve hazin bir son. Sadece bir son belki yeniye ve güzele açılabilecek bir kapıyken. Bir kez olsun güzellikler olacak, hayat yeniden bahar ilan edecekken şu an sadece boş bir kumsal ve kızgın güneş var. Hafif bir esinti ve simsiyah bir boşluk masmavi bir denizin yerine.

Yapmam gerekeni yaptım fakat gerçekten de denildiği gibi ne yapılan fedakarlıklar hatırlanıyor, ne güzel anılar, ne yaşanmışlıklar, ne konuşulanlar, ne yazılanlar ve ne niceleri; tek hatırlanan şey sadece tek başına 1 oluyor. Bunların hepsi, ama hepsi bir 1’i yenemiyorlar, çaresiz kalıyorlar. Artık her şeyi yok eden, sonsuzlukta kaybedecek olan duygu oluyor 1 ve sönüyor her şey. Dün karşısında ısınıyor olduğum o kocaman alev, şimdi yerine ince siyah yükselen bir dumana bırakıyor.

Değişmiyorum, değişmeyeceğim. Ben bendim, ve halen benim. Kıskandım, istedim, sevdim, özledim, arzuladım, bekledim, sabrettim fakat sevilmeyi başaramadım. Her şeyden çok istedim ve en güzeli de hepsine sıfırdan başlamıştım. Bir insan, hiç görmediği birisinden nasıl etkilenebilir, sadece  ismi ve ufak bir fotoğrafıyla. Riske baksanıza, hiç ama hiçbir alakam yokken, belki de hayatım boyunca yüzünü bile görmeyecektim belki fakat o an aklımdan geçen sadece oydu. Sadece bakarak ve saatlerce sadece bakarak. Bir gün sadece baktım, ve evet işte o dedim. Ne kadar da haklıydım kararımda. Düşünsenize neredeyse ben, bulmuştum beni hiç düşünmeden. İnanamıyordum yanımda olduğuna, ona dokunduğuma. Fazla geldi hepsi, birden güzel gitmeye başlamıştı her şey. Olmadı, ama olsun istemiştim :) Çok, çok istedim; belki de sabah doğacak olan güneşten ve gece gelecek olan dolunaydan bile daha çok. Gözlerim kısılıyor yavaşça, yorulmak istemeyen gözlerim. Unutmak istemeyen, tekrardan gören gözlerim. Arıyorlar, halen inanıyorlardı. Daha ne olabilirdi ki, sadece istiyorlardı. Denediler ve denediler. Çok, sayısız defa… Şimdi geriye kalanlar sadece gözlerim, arayan ve aradığını bulamayanlar diyarlarda; yalnız.

Ocak 2, 2014 at 2:16pm
0 yorum

2:16pm
0 yorum

[B+B-] BEYAZ

Beyaz’a başlarken her şeyin tertemiz ve saf olacağını düşünmüştüm. Hayranlıkla karşısında donakaldığım, muhteşem bir renkle karşı karşıyaydım. Sadece onu izlemeyi geçiriyordum içimden, aklıma ilk gelen düşünce bu olmuştu. Sonsuz yükseklikteki bir ağacın en tepesindeki kuşları seyreder gibiydim, heyecanlı ve hayalperest. Ne tepesini görebiliyordum ağacın, ne de kuşların orada var olduklarını. Tek düşünmek istediğim ağacın tepesinde kuşların olduğuydu. Beyaz da aynen böyle bir renk işte, sonunu bilmediğimiz fakat hep üzerinde hayaller kurduğumuz bir renk. Bütün renklere ev sahipliği yapan; güler yüzlü bir hiçlik fakat renklerle beraber de her şey olandır beyaz.

Aralık 22, 2013 at 7:12pm
0 yorum

iyi yaşam

keşke hiç olmasaydı diye “zaman”la oynamak istediğimiz olur bazen. bazen de “ne zaman olacak, ne zaman” diye “zaman”a sormak isteriz sorularımızı. sorularımız vardır, istemediğimiz kadar çeşitli ve fazla sorular. soruları hep başka insanlara soruyoruz. fakat kendimize sormaya korktuğumuz sorular da olmuyor değil. mesela; insanlar neden beni anlamıyor diyenlerin, neden kimseleri anlamadığını da ben anlayamıyorum. olmayınca olmuyor ve yapılacak bir tek şey kalıyor.

Devamını Oku